23 Temmuz 2014 Çarşamba

2013 Yılı Türkiye Geneli En Yüksek Kurumlar Vergisi Beyan Eden İlk 100 Mükellef Açıklandı

http://www.gib.gov.tr/fileadmin/user_upload/VI/ECVOMLK/2013/2013_kurumlar_ilk100.htm

linkden ulaşabilirsiniz.

Motorlu Taşıtlar Vergisinin (MTV) 2014 Yılına İlişkin İkinci Taksitinin Ödeme Süresi 31 Temmuz 2014 Perşembe Günü Sona Erecektir.

Bilindiği üzere, 2014 yılına ait Motorlu Taşıtlar Vergisinin 2. taksiti 31 Temmuz 2014 Perşembe günü akşamına kadar ödenmesi gerekmektedir.
Mükelleflerimiz, 2014 yılı Motorlu Taşıtlar Vergisi ikinci taksit ödemesini;

• Başkanlığımız resmi internet sayfasında (www.gib.gov.tr) yer alan İnternet Vergi Dairesi/Motorlu Taşıtlar bölümüne, anlaşmalı bankaların kredi kartı (GİB Sanal Pos) ile haftanın her günü 02:00-22:00 saatleri arasında giriş yaparak,

• Anlaşmalı bankaların internet bankacılığını kullanarak veya banka şubelerine başvurarak,

• İnternet bankacılığı kullanıcısı olmaksızın; Denizbank A.Ş., Finansbank A.Ş., Türkiye Garanti Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş., Akbank T.A.Ş’nin internet siteleri üzerinden de söz konusu bankaların kredi kartlarıyla,

• Ayrıca, Motorlu Taşıtlar Vergisi yönünden mükellefiyet kaydının bulunduğu veya Motorlu Taşıtlar Vergisini tahsile yetkili diğer Vergi Dairesi Müdürlüklerine başvurarak

hızlı, kolay ve güvenilir bir şekilde yapabilirler

28-29-30 Temmuz 2014 tarihlerinin Ramazan Bayramı olduğu dikkate alındığında ödeme süresinin son günlerinde oluşabilecek muhtemel yoğunluktan etkilenmemek için yukarıda yer alan seçenekleri kullanarak ödemelerini son günlere bırakmadan gerçekleştirmeleri önem arz etmektedir.

Mükelleflerimiz, Motorlu Taşıtlar Vergisine ilişkin her türlü ayrıntılı bilgi için hafta içi 09:00-19:00 saatleri arasında Vergi İletişim Merkezimizi (VİMER - 444 0 189) arayabilir veya www.gib.gov.tr internet adresimizi ziyaret edebilirler.

Kaynak : gib.gov.tr

Sahte E-Postalara İlişkin Gelir İdaresi Başkanlığından ÖNEMLİ DUYURU!

Gelir İdaresi Başkanlığından Duyuru :

Gelir İdaresi Başkanlığı adına sahte e-posta adresi (bilgilendirme@gib.gov.tr) kullanılarak gönderilen, İnternet Vergi Dairesi logolu "Birikmiş vergi borcu bilgilendirmesi" konulu e-postaların Başkanlığımızla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Başkanlığımızca vergi ödeme ve iade süreçlerine ilişkin e-posta hiç bir şekilde gönderilmemektedir.
Vergi Dairesi Müdürlükleri veya Malmüdürlüklerince takip ve tahsilatı yapılan; vergi, ceza ve diğer alacaklarla ilgili olarak ödeme süresi geçmiş borçlarınızı,  Başkanlığımıza ait www.gib.gov.tr internet sitesi üzerinde bulunan “Borç Bilgilendirme Servisi” uygulamasından istenilen bilgileri girerek öğrenmeniz mümkün bulunmaktadır.

Mükelleflerimizin mağduriyet yaşamamaları için söz konusu e-posta içeriklerine itibar etmemesi, e-postalarda bahsi geçen işlem adımlarını yapmamaları hususu önemle duyurulur.

Mükelleflerimiz, ayrıntılı bilgi için Vergi İletişim Merkezini (VİMER 444 0 189) arayabilirler.

TS ISO 10002 MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ YÖNETİM SİSTEMİ

TS ISO 10002 MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ
YÖNETİM SİSTEMİ

Günümüzde global ticaretin yaygınlaşması  ve benzer kuruluşların artması rekabet şartlarının daha da sertleşmesine sebep olmuştur. Bu durum, kuruluşların en önemli varlık sebebi olan müşteri kavramını daha da önemli kılmıştır. Kuruluşlar açısından müşterimizin beklenti ve şikayetlerine kayıtsız kalmak gibi bir lüks kalmamıştır. Müşteri beklentilerinin kişiden kişiye değişmesi bu durumu kontrol etmeyi zorlaştırmakta ve sistematik bir yaklaşımı şart koşmaktadır. Geleneksel metotlarla müşteri beklentilerini karşılamaya çalışmak günümüzde artık yeterli olamamaktadır. Müşteri beklentilerinin artması ve pazar payının giderek küçülmesinden dolayı kuruluşlar müşteri memnuniyeti proseslerini oluşturmakta ve yönetmekte zorlanmaya başlamışlardır.
Müşteri şikayetlerinin bir sistematik dahilinde yürütülmesi ile ilgili çalışmalar dünyada 1990’lı yılların başlarında CRM (Customer Relations Management) çalışmalarıyla başlamıştır. 2004 yılında ISO (International Standardization of Organization) 2004 yılında ISO 10002 standardını yayınlamış ve 2006 yılında ülkemizde TS ISO 10002ğ2006 olarak yürürlüğe girmiştir.

NEDEN TS ISO 10002?
Bir kuruluşun mevcut müşterisini elinde tutması, yeni müşteri edinmesine kıyasla en az dört kat daha masraflıdır. Müşteri kaybeden kuruluşların bu kayıplarını telafi etmeleri ve itibarlarını tekrar kazanmaları büyük çaba ve maliyet gerekir. Bu durumlara maruz kalmamak için her yönetim sisteminin ortak yaklaşımı olan önleyici yaklaşımla sistemimizi yönetmemiz gerekmektedir.
Bu sebeple ISO 10002;
•   Müşteri şikayeti ile karşılaşılan durumlarda kuruluşlara nasıl davranmaları gerektiğine dair yol gösterir.
•   Kuruluşlara, müşteri ile yaşanan bir olay sonrasında “özür” dilememiz yeterli mi, yoksa telafi etmek için tazminat ödemek de dahil olmak üzere daha büyük bir faaliyet mi planlamamız gerektiğine dair rehberlik eder.
•   Müşteri ile yaşanan problemlerin en adil şekilde ele alınmasını sağlar.
•   Şikayetlerden ders çıkarılarak iyileştirmeye açık alanların tespit edilmesini sağlar.

TS EN ISO 9001 KA­LİTE YÖ­NE­TİM SİS­TE­Mİ

TS EN ISO 9001 KA­LİTE YÖ­NE­TİM SİS­TE­Mİ

Ar­tık bu­gü­nün dün­ya­sı çok kü­çül­müş, en­for­mas­yon, tek­no­lo­ji ve ile­ti­şim ala­nın­da­ki bü­yük ge­liş­me­ler top­lum­la­rı kı­ya­sı­ya bir re­ka­be­te ve her ge­çen gün ye­ni ge­lişme­le­rin ya­şan­dı­ğı eko­no­mik bir ya­rı­şa it­miş­tir. Mev­cut dün­ya dü­ze­nin­de ayak­ta ka­la­bil­mek, tüm sek­tör­ler­de müşteri ih­ti­yaç ve bek­len­ti­le­ri­ne uy­gun mal ve hiz­met üre­ti­mi­nin sağ­lan­ma­sıy­la ger­çek­le­şe­bi­le­cek­tir. Bu da an­cak kuruluş­lar­da ta­sa­rım aşama­sın­dan başla­ya­rak üre­tim, pa­zar­la­ma ve satış son­ra­sı hiz­met­le­re ka­dar tüm aşama­la­rı kap­sa­yan ve sü­rek­li gelişme­yi he­defle­yen Ka­li­te Yö­ne­tim Sis­te­mi­nin uy­gu­lan­ma­sıy­la ola­cak­tır. Gü­nü­müz­de Ka­li­te Yö­ne­tim Sis­te­mi ko­nu­sun­da TS EN ISO 9001 Ka­li­te Yö­ne­ti­mi Sis­tem Stan­dard­la­rı, 1987 yı­lın­da ya­yım­lan­dı­ğı ta­rih­ten iti­ba­ren en faz­la il­gi­yi ve uy­gu­la­ma ala­nı­nı bu­lan Ulus­la­ra­ra­sı Stan­dard­lar ha­li­ne gel­miş­tir.

NE­DEN TS EN ISO 9001?

•   Kuruluş­ta ka­li­te anlayışı­nın gelişimi­ni,
•   Kâ­rın, ve­rim­li­li­ğin ve pa­zar pa­yı­nın art­ma­sı­nı,
•   Et­kin bir yö­ne­ti­mi,
•   Ma­li­ye­tin azal­ma­sı­nı,
•   Ça­lı­şan­la­rın tat­mi­ni­ni,  
•   Kuruluş içi ile­ti­şim­de iyi­leş­me­yi,
•   Tüm fa­ali­yet­ler­de geniş iz­le­me ve kont­ro­lü,
•   İa­de­le­rin azal­ma­sı­nı,
•   Müşteri şi­ka­ye­ti­nin azal­ma­sı, mem­nu­ni­ye­tin art­ma­sı­nı sağ­la­yan,
•   Ulu­sal ve ulus­la­ra­ra­sı dü­zey­de uy­gu­la­na­bi­len bir yö­ne­tim sis­te­mi mo­de­li ol­du­ğu için bu sis­tem uy­gu­lan­ma­lı­dır.

22 Temmuz 2014 Salı

Üzerinde Mutabık Kalınan Prosedürlere Yönelik Bir İşe İlişkin Sözleşme Örneği (İLGİLİ HİZMETLER STANDARDI 4400 (İHS 4400))

Aşağıda yer alan sözleşme örneği; bu İHS’nin 9 uncu paragrafında yer alan hükümlerle ilgili rehberlik sağlamakta olup standart bir sözleşme niteliğinde değildir. Sözleşme örneğinin içinde bulunulan şartlara uygun olarak uyarlanması gerekmektedir.
Yönetim Kuruluna (veya denetim şirketi1 ile sözleşme yapan müşterinin diğer ilgili temsilcilerine):
Bu metin, sözleşmenin şartları ile amaçlarına ve denetim şirketi olarak sunacağımız hizmetlerin nitelik ve kısıtlamalarına ilişkin anlayışımızı teyit etmektedir. Sözleşme, üzerinde mutabık kalınan prosedürlere yönelik işler için geçerli olan İlgili Hizmetler Standardına uygun olarak yürütülecek ve bu durum düzenleyeceğimiz raporda belirtilecektir.
Aşağıda yer alan prosedürleri uygulamak ve çalışmamızdan elde edilen somut bulguları size bildirmek konusunda mutabık kalmış bulunuyoruz:
(-Uygun hallerde incelenecek belgeler ve kayıtlar, iletişim kurulacak kişiler ve teyit alınacak taraflar belirtilerek yapılacak özel atıflar dâhil olmak üzere- uygulanacak prosedürlerin niteliği, zamanlaması ve kapsamını bu bölümde açıklayınız.)
Uygulayacağımız prosedürler sadece size (amaç belirtiniz) konusunda yardımcı olmaya yöneliktir. Raporumuz başka herhangi bir amaçla kullanılamaz ve sadece sizin bilginize sunulacaktır.
Uygulayacağımız prosedürler; Bağımsız Denetim Standartları veya Sınırlı Bağımsız Denetim Standartlarına uygun olarak yapılmış bir bağımsız denetim veya sınırlı bağımsız denetim olmadığından herhangi bir güvence verilmeyecektir.
Personeliniz ile tam bir işbirliği içerisinde olmayı beklemekte ve işimizle ilgili olarak talep edilen her tür kayıt, belge ve diğer bilgileri bize sunacakları hususunda kendilerine güvenmekteyiz.
İşin ücreti, iş için görevlendirilen kişiler için gerekli zamana ve diğer masraflara (ulaşım, konaklama, yeme-içme vb.) dayanarak hesaplanacak ve faturalandırılacaktır. Bir kişiye ödenecek saatlik ücret, üstlenilen sorumluluk derecesi ve gerekli deneyim ve beceri düzeyine göre farklılık gösterir.
Lütfen üzerinde mutabık kaldığımız prosedürler de dâhil olmak üzere sözleşme şartlarının size de uygun olduğunu göstermek üzere bu sözleşmenin ekli kopyasını imzalayarak şirketimize iletiniz.
                                                                       Taraflar
            Müşteri                                                                                     Denetim Şirketi
            (İmza)                                                                                                           (İmza)
…....İsim ve Unvan                                                                          …….İsim ve Unvan
            Tarih                                                                                                  Tarih


1 Bağımsız denetim kuruluşu veya tek başına denetim faaliyeti yapan bağımsız denetçidir.

Anonim ve Limited Şirket Hissesi Devrinde İnce Noktalar

Prof. Dr. Şükrü KIZILOT, Gazi Üniversitesi, İİBF Öğretim Üyesi, Maliye Bölümü Başkanı
I- GİRİŞ
Ülkemizdeki anonim ve limited şirketlerin büyük kısmı, “aile şirketi” olarak kuruluyor.
Limited şirketler genellikle iki ortaklı olarak kuruluyor. Yüzde 99 hisse şirketi yöneten kişiye, yüzde 1’i de eşi, çocuğu, kardeşi ya da anne-babasından birine ait oluyor.
Anonim şirketlerde de ortaklar ve yönetim kurulu üyeleri genellikle aile bireylerinden oluşuyor.
Böyle olunca şirketin kuruluşu, yönetimi, karar alınması, hisse devri, sermaye artırımı gibi konularda, çoğu kez kurallara dikkat edilmiyor.
Bir süre sonra da hukuki ve mali sorunlar, arka arkaya geliyor hatta bazı durumlarda ortaklar arasında, ciddi ihtilaflar ortaya çıkabiliyor.
Bu yazımızda, özellikle şirket hissesi devrinde dikkat edilecek hususlara, yapılacak bazı işlemlere ve olayın vergilendirme yönüne yer verilecektir.
II- HİSSE DEVRİ
A- LİMİTED ŞİRKETLERDE
- Limited şirketlerde, ortağın sermaye payını devri yani hisse devri, noterde düzenlenen devir sözleşmesi ile yapılabiliyor (TTK md. 520/5).
- Hissenin devredilebilmesi için ortakların en az dörtte üçünün onayı ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması gerekiyor (TTK md. 520/2).
- İmzaları noter tarafından tasdik edilmiş devir sözleşmeleri ile devre muvafakat edildiğini gösteren ortaklar kurulu kararının, noter tasdikli bir örneğinin ticaret sicili memurluğuna verilmesi gerekiyor (TTK md. 519).
- Ortağın şirketteki sermaye payını yani hissesini devretmesi durumunda, payı devreden ve devralan şahıslar, devir öncesine ait kamu alacaklarının örneğin vergi borcunun şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kısmından, sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar (6183 sayılı Yasa md. 35).
- Çok kişi, limited şirketteki sermaye payını noterden devrettikten sonra işlem tamamlanmış zannediyor. Oysa ortakların muvafakatı ile birlikte, devir sözleşmesi ticaret sicili memurluğuna tescil için verilmediği sürece, devir hukuken gerçekleşmiş sayılmıyor(1). Özellikle vergi ve sigorta primi borçlarından sorumlu olmadan dolayı, olayın bu yönüne dikkat edilmesinde yarar var(2).
B- ANONİM ŞİRKETLERDE(3)
1- Hisse Senedi Olmadığı Durumlar
Anonim şirketlerde, hisse senedinin ihraç edilmediği durumlarda, “hisse devri” işleminin nasıl yapılacağı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nce ticaret sicil memurluklarına gönderilen bir genelge(4) ile aşağıdaki gibi açıklanmıştır.
Anonim şirketlerde; nama veya hamiline hisse senedi ihraç edilmediği durumlarda;
- İmzaları noter tarafından tasdik edilmiş devir sözleşmesi ile
- Devre muvafakat edildiğini gösteren yönetim kurulu kararının, noter tasdikli örneğinin
ticaret sicil memurluklarına verilmesi gerekiyor.
Aksi halde, yapılan işlemler hukuken geçersiz olur. Ortak olmayan bir kişi yönetim kuruluna seçilebilir. Ancak seçildikten sonra kendisine hisse devri yapılması, bunun da “pay defteri”ne işlenip, taraflarca imzalanması gerekiyor. Ticaret sicili memurluğunun ise yönetim kurulu üyesi olan ortağın, hissedar olduğuna dair devir sözleşmesini aldıktan sonra, durumu tescil ve ilan etmesi gerekiyor. Aksi halde yapılan tescil işleminden dolayı ticaret sicili memurluğunun da hukuki sorumluluğu söz konusu olur.
2- Hisse Senedi İhraç Edildiği Durumlar
Bununla ilgili esaslar, Türk Ticaret Kanunu’nun 415 ve 416. maddelerinde yer alıyor.
a- Hamiline Yazılı Senetler
Madde-415: Hamiline yazılı hisse senetlerinin devri şirket ve üçüncü şahıslar hakkında ancak TESLİM ile hüküm ifade eder.
b- Nama Yazılı Senetler
Madde-416: Nama yazılı hisse senetleri, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devrolunabilir.
Devir ciro edilmiş senedin (ya da geçici ilmühaberin) DEVRALANA TESLİMİ ile olur. Şu kadar ki; devir, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.
Türk Ticaret Kanunu’nun 417. maddesine göre de hisse senedini teslim alan kişi, bunu pay defterine kayıt ettirdiğinde “ortak sıfatına haiz” olabiliyor.
Anonim şirketlerde limited şirketlerin aksine (yönetim kurulu üyesi olmayan), ortakların, şirketin vergi ve sigorta borçları nedeniyle 1 TL dahi sorumlulukları yok. Yönetim kurulu üyesi ortakları ise, anonim şirketin mal varlığından tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarından dolayı, şahsi mal varlıklarıile sorumlular (6183 sayılı Kanun mükerrer md. 35).
III- ŞİRKET HİSSESİ DEVRİNDE VERGİ
A- ANONİM ŞİRKET ORTAĞI
1- Hisse Senedi Bastırılmamışsa
Anonim şirket ortağı, hissesini kaç yıl sonra ve kime satarsa satsın, bundan doğan kazanç “Değer artışı kazancı”olarak, gelir vergisine tabi (GVK mükerrer md. 80/4).
Vergilendirme sırasında, iktisap (edinme) bedeli, hisselerin elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere, Türkiye İstatistik Kurumu’nca belirlenen TEFE (01.01.2006 tarihinden itibaren ÜFE) endeksindeki artış oranında artırılarak tespit ediliyor.
Endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması gerekiyor (GVK mükerrer md. 81/son).
Elde edilen kazancın, 2009’da 7 bin 600, 2010’da ise 7 bin 700 lirası gelir vergisinden müstesna oluyor. Aşan kısım da gelir vergisine tabi tutuluyor (GVK mükerrer md. 80).
2- Hisse Senedi Bastırılmışsa
Olay değişiyor. İki yıldan fazla süre ile elde tutulan hisse senetlerinin, elden çıkartılmasından doğan kazanç, tutarı ne olursa olsun, gelir vergisine tabi değil (GVK mük. md. 80/1). Örneğin, Abdi Bey Amca, 25 Temmuz 2008’de 250 bin TL’ye edindiği hisse senedini, 3 Ağustos 2010’da 900 bin TL’ye satmışsa, aradaki 650 bin TL kazanç nedeniyle, beyanname vermeyecek ve hiç vergi ödemeyecek. Aynı hisse senedi 2009’da edinilmiş olsaydı, 2010’da satışından doğan kazanç gelir vergisine tabi olacaktı(5).
3- İlmühaber Bastırılması
İlmühabarler de hisse senedi olarak kabul ediliyor (Bkz. Türk Ticaret Kanunu md. 411 ve 232 No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği).
Bu nedenle, ilmühaberlerin elden çıkartılması da hisse senetlerinin elden çıkartılması gibi değerlendiriliyor.
4- Borsa Kazançları
Gerçek kişilerin, hisse senedi satış kazancı, tutarı ne olursa olsun süre sınırlaması da olmaksızın yani bir ay sonra elden çıkarılsa dahi gelir vergisine de stopaja da tabi değil.
B- LİMİTED ŞİRKET
Limited şirketlerde, hisse senedi ya da ilmühaber çıkartılamadığı için, şirket hissesi ne zaman satılırsa satılsın, bundan doğan kazanç “değer artışı kazancı” olarak gelir vergisine tabi tutuluyor (GVK mük. md. 80/4). Kazancın hesaplanmasında, hissenin iktisap (edinme) bedeli, (hisse senedi ya da ilmühaber bastırılmamış A.Ş. hisselerinde olduğu gibi) endekslemeye tabi tutuluyor ve aynı istisna uygulanıyor.
Bu arada, ilginç bir yasa ve uygulama; limited şirketlerde, çoğunluk hisseye örneğin yüzde 99 hisseye sahip olan ortak, diğer ortağın yazılı onayı olmadan, hissesini ya da hissesinin bir kısmını, eşine ve çocuğuna dahi satamıyor.
C- KDV DURUMU
1- Hisse Senedi Satışı
KDV Yasası’na göre, hisse senedi satış işlemi KDV’ye tabi değil. İncelendiğinde de fark edileceği gibi, KDV Kanunu’nun 17/4-g maddesinde, “hisse senedi” satışlarının, KDV’den müstesna olduğu açıkça belirtiliyor. Geçici ilmühaber ile yapılan satışlar da hisse senedi olarak kabul ediliyor(6).
2- Hisse Senedi ya da İlmühaber Bastırılmamışsa
İştirak hissesinin satışı; anonim ya da limited şirketlerin, eshamlı (sermayesi paylara bölünmüş) şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık payları, iş ortaklıkları ya da adi ortaklıklara iştiraki olması fark etmez. İştirak edilen anonim şirketin, hisse senedi ya da ilmühaberi bastırılmamışsa, edinme tarihinden itibaren iki yıl içinde satılan hisse, yüzde 18 KDV’ye tabi(7). Limited şirket ya da başka bir şirkete ait iştirakin, edinme tarihinden itibaren iki yıl içinde elden çıkartılması yine yüzde 18 KDV’ye tabi (KDVK md. 17/4-r).
IV- SONUÇ
Yukarıda yapılan açıklamalardan da fark edileceği gibi, anonim ve limited şirketlerde hisse devri konusu, hem hukuki boyutuyla hem de vergilendirme yönüyle, son derece önemli.
Devir işlemlerinde, gerek Türk Ticaret Yasası’nda, gerekse vergi yasalarında yer alan düzenlemelere ve diğer ilgili mevzuata dikkat edilmemesi, ileride çok ciddi sorunların yaşanmasına neden olabilir.
……………………………………………………………………………..
(1)     Şükrü KIZILOT, “Şirket Hissesi Devrinde Aman Dikkat”, Hürriyet, 22.09.2010, s.11
(2)     Bu konuda Bkz. Levent YARALI, Limited Şirketin Kamu Borçlarından Müdürlerin ve Ortakların Sorumluluğu, Yaklaşım Yayıncılık, Ankara, 2010.
(3)     Bu konuda geniş bilgi ve ayrıntılı açıklama için ayrıca Bkz. Mehmet MAÇ-Cüneyt BÜYÜKYAKA, “Anonim Şirketlerde Hisse Devrinin Geçerli Olması İçin Gerekli Hukuki Şartlar ve İşlemler”, Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi, Sayı:79, Temmuz 2010.
(4)     18.12.1998 tarih ve TSM-001-251 sayılı Genelge.
(5)     Şükrü KIZILOT, “Şirket Hissesi Devrinde Vergi Sürprizi”, Hürriyet, 23.09.2010, s.13.
(6)     A. Bumin DOĞRUSÖZ, “Anonim Şirket Hisselerinin Devrinde Vergileme”, Yaklaşım, Ekim 2009, s.17-18; Akın Gencer ŞENTÜRK, “Hisse Senedi (ve İlmühaber) Satış ve Teslimlerinde, KDV Kanunu’nda Yer alan Üç Farklı Hükmün Hangisinin Uygulanacağı”, Yaklaşım, Aralık 2009, s. 182-184; Abdullah TOLU, “İştirak Hissesi Satışlarında KDV İstisnası”, Yaklaşım, Aralık 2006, s. 204-206; 232 No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği, 1 No.lu KDV Genel Tebliği VI/F-4/f bölümü, MB’nin, 27.11.2006 tarih ve 0935085 sayılı Özelgesi (Özelge’nin tam metni için Bkz. Şükrü KIZILOT, Danıştay Kararları ve Özelgeler, Cilt:8, Ankara, 2008, s.1168-1169).
(7)     Bu konuda kapsamlı bilgi için Bkz. Şükrü KIZILOT, Katma Değer Vergisi Kanunu ve Uygulaması, Yaklaşım Yayınları, Genişletilmiş 5. Baskı, Ankara, 2010; Ayrıca Bkz. Nuri DEĞER, Açıklamalı ve Uygulamalı Katma Değer Vergisi Kanunu, Genişletilmiş 3. Baskı, Yaklaşım Yayınları, Ankara, 2009.
Kaynak : Prof.Şükrü Kızılot